Kolon ve Rektum Kanseri

Pazartesi, 10 Ekim 2016, 17:04 | Kanser Haftası | 0 Yorum |

KOLON VE REKTUM KANSERLERİ  

images
Batı ülkelerinde kolon ve rektum kanserleri her yıl akciğer haricinde diğer vücut bölgelerinde saptanan kanserler arasında en sık rastlanılan kanser türüdür.

►En sık kolonun rektum ve sigmoidkolon bölümünde (ki bu oran %70 civarındadır) yerleşmektedir.

►Erkek ve kadınlarda en sık ölüm nedenleri arasında yer almaktadır. Görülme sıklığı 40 yaşından itibaren artmaya başlar, ancak en sık görüldüğü yaş ise 60-75 arası yaş grubudur.

►Kolon kanseri kadınlarda, rektum kanseri ise erkeklerde daha sık görülür.

►Kolon kanserlerinin %95’i adeno kanserlerdir.

KOLON VE REKTUM KANSERLERİ NEDENLERİ

►Kolon ve rektum kanseri görülme sıklığının yüksek olduğu kişiler; lifli gıdalardan az, hayvansal proteini, yağı ve işlenmiş karbonhidrattan bol beslenen toplumda yaşayan kişilerdir.

►Kalın barsak kanserlerinin genetik geçiş oranı düşüktür.

►Bu kanser türlerine yol açan diğer bir olay ise altta yatan bazı hastalıkların kişide bulunması ile artar bunlar:

1.) Kronik ülseratif kolit

2.) Granülomatöz kolit

3.) Familiyal polipozis olup bu hastalıkların başlangıç yaşı ve hastalığın süresi kanser riski açısından önemli iki kriterdir.

KOLON VE REKTUM KANSERLERİ NASIL YAYILIR?

►Bağırsak duvarından direkt yayılım

►Kan yolu ile yayılım

►Bölgesel lenf yolu yayılımı

►Peri nöral yayılım (sinir çevre dokusunu takip ederek)

►Bağırsak lümeni içi yayılım

BELİRTİLER

►Kolon ve rektum adeno kanserleri yavaş büyümektedir. Bu yüzden bulgular ortaya çıkıncaya kadar uzun zaman geçmesi gerekmektedir.

Sağ kolonun çapı geniş duvarı ince ve içeriği daha sıvıca olduğu için, barsak lümeninin tıkanması geç bir bulgu olarak ortaya çıkar. Kanserler daha çok mantar gibi bir yapıya sahip olduğundan ileride büyük boyutlara kadar ulaşıp karından muayene esnasında hissedilebilir. Gizli kanama oluşup bu kanamaya  bağlı olarak zayıflama ve halsizlik oluşabilir.

►Kanser yerleşimi sol kolonda meydana geldiğinde ise lümen dar, dışkı yarı katı ve kanser lümenin içini çevreleme eğiliminde olduğundan dolayı bazen kabızlık bazen ise ishal ile karşı karşıya kalınabilir. Kısmi tıkanma ile beraber kolik tarzında karın ağrısı veya lümenin tamamen tıkanması durumu ortaya çıkabilir. Dışkı ile beraber, dışkı üzerinde çizgi şeklinde veyahut dışkıya karışmış bir biçimde kanama görülebilir.

►Rektum kanserlerinin en sık görülen bulgusu büyük dışkıda kanamadır. Sık sık tuvalete çıkma isteği, buna rağmen tam boşalamama hissi görülür.

KOLOREKTAL KANSER RİSKİ TAŞIYAN KİŞİLER ŞUNLARDIR

►45-50 yaş üzerindeki kişiler

►Anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireylerinde kolorektal kanseri veya polipleri olanlar

►Rahim ,yumurtalık veya meme kanseri olan kadınlar

►Ülseratif Kolit veya Crohn gibi hastalıkları olanlar.

TARAMA TESTLERİ

Kolo-Rektal kanserlerin klinik belirtileri ortaya çıkmadan risk altındaki kişilere yapılan testlerdir.Bu kanserlerin oluşmasında esas neden % 90-95 oranında polipler olduğundan ve polipler zaman içerisinde kansere dönüşebileceğinden dolayı tarama tetkiklerinde amaç bu polipleri henüz kansere dönüşmeden veya dönüşmüş ise erken devrede henüz klinik belirti vermeden teşhis etmek ve polipektomi ile ( kolonoskopi yardımı ile polipin alınması) çıkarılmalarını sağlamaktır. Bu durumda hastanın düzelme oranı oldukça yüksektir.

►45 yaş üzerinde yılda bir kez rektal tuşe (makattan muayene) yaptırmalıdır

►50 yaş üzerinde yılda bir kez gaitada (dışkıda) gizli kan baktırmalıdır

►50 yaş üzerinde 3 – 5 yılda bir kez kolonoskopi veya sigmoidoskopi yaptırmalıdır

►50 yaş üzerinde 5 yılda bir kez kolon grafisi yaptırmalıdır.

►Ailesinde kolorektal kanseri olanlar 45 yaşdan sonra 2 – 3 yılda bir defa kolonoskopik tetkik yaptırmalıdır.

►Ülseratif Koliti olanlar yılda bir defa kolonoskopi ve biyopsi yaptırmalıdırlar.

TANI YÖNTEMLERİ

►Basit ve ucuz bir yöntem olan dışkıda gizli kan arama testi yüksek riskli kişilerde ve toplum taramalarında kullanılması önerilmektedir.

►Kolo-Rektal kanserlerde kesin tanı barsak içerisindeki tümörden endoskopik yöntemler ile ( Rektoskopi, Fleksibl Sigmoidoskopi, kolonoskopi ) alınacak parçanın patolog tarafından mikroskopik olarak incelenmesi ile konur.

►Baryumlu lavmanlı filmler kolon kanserinin tespiti için önemli bir başlangıç adımı olmasına karşın rektum kanserinin tespiti için güvenli değildir.

Karsinoembriyonik antijen (CEA) düzeyleri %70 hastada yüksek olarak saptanmasına karşın diğer bazı hastalıklarda da yükselebildiğinden çok fazla tanısal değere sahip değildir. Eğer CEA düzeyi kanser dokusu ameliyatla alınmadan önce yüksek olmasına rağmen ameliyattan sonra düşmüş ise ileriki dönemde takip etmek açısından önem arzeder. CS-19-9 VE CA 125 yükselen diğer tümör belirleyicileridir.

TEDAVİSİ:

Tedavi olarak küratif yada palyatif rezeksiyon (tümörün cerrahi olarak çıkarılması) uygulanır. Cerrahi öncesi radyoterapi uygulanması kanser dokusunun çıkarılmasında daha başarılı olunmasını sağladığı gibi yaşamı uzattığı da bilim adamlarınca saptanmıştır. Kanser dokusunda nüksler görülebilir. Cerrahi sonrası hasta 2 yıl boyunca 6 ayda bir, daha sonra yılda bir kez baryumlu kolon tetkiki ve endoskopik muayeneden geçirilmelidir. Kanser eğer tekrarlıyor ise CEA (karsinoembriyonik antijen) düzeyine bakılması  takip açısından önem arzeder.

Bu Şiire Yorum Ekle